Şikestesi Keşmekeş Vakanüvîs
- Tarık Erdel
- 26 Tem 2024
- 1 dakikada okunur
Bir yerlerde karşılaşacağız
kalbin mi hazin, sarhoş musun;
yaban bir memlekette bir kaldırımda
yalanlar söyleyeceğim, palavralar kuracağız birlikte
tarih-i kadim, beyitler, şarap ve hoş genç içoğlanlarından demleneceğiz
kıymetsiz bırakılınca lisanlar tahsil edeceğiz
mektuplarını yakıp yıktım bile
inşa edecek misin bilâhere, göreceğiz
dudaklarını sakla tanrı için.
Tahammüllerini satmışsın spotçulara
hackwriterlar almış cümlelerini
ya da sen bir şahanesiz ve patavatsız aşkla bakıyorsun cihetlerime
lodos ayazlamıştı kasıklarımı
kısır sözlüklerimin; karşılaştığımız her soğukta,
ırzına geçmen karşılığında sana mühim mizaçlar hediye edebilirim
ulaklarını hazır tut, kim bilir hangi konsolosluğun ayak yolunda öpüşeceğiz
tanrın benim de tanrım, ya fikrin? bilişeceğiz.
Firakını yaman kırlara götür, koklat çalıkuşlarına
kurşunlan ve karşıma çık delik deşik
erlen ve bugün unut tüm vezir-i azâmları
zihninin rahminden çıkar artık tüm şeyhü’l-islamları
agûşumu okşa ve dişle yüreğimi
kim bilir hangi germen sokağında vukû bulacak şu şarkımız, erişeceğiz.
Korkak takliti yapmayı bıraktığın vakitler mahzûn oluveriyorsun
ne bu necaseti elbiselerinin, duru mürekkepler mi bulaştı
kuşluk mertebesinde uyanır mısın,
yoksa tenine can vermemiz mi lazım illaki kızıl nigâhımız ile
oluklarını titret ve dinle, susmalısın
devirme bir daha sakın gözlerini önümde
siyaset meydanımı görmek arzusuyla teşne değilsen
mahvet tüm politik pozlarını, özellikle dişlerini ve dahi destlerini
bırak korkmayı yalnızlıktan, kork zâtımın firkâtinden
korkacak mısın, yüzleşeceğiz.

Yorumlar