top of page

şiirler.
Şikestesi Keşmekeş Vakanüvîs
Bir yerlerde karşılaşacağız kalbin mi hazin, sarhoş musun; yaban bir memlekette bir kaldırımda yalanlar söyleyeceğim, palavralar...
24
Uzak kasabalardan geldim toprak yollar, çakıl taşları, kırık kiremitler takip ettim süslü yıldızları kollarımın köşeleri; korkularına...
Terk Olunmuş Şuur
Vakitlerin kiminde şuur terk eder en tırtıklı çimento köşelerine yaslayıp sırtımı ezmek gibi gelen fakir yemeklerinin buram buram duman...
Affedilebilir Mahkum
Bir tek affedilebilir bir mahkûm düşündü diye atılan mazgalların arkasına vurulmak istenen zincirlere zihni gerisi yalan gerisi palavra...
İğneler Zihnime Doğru
Ansızın dünyaya geldim kötülük gözlerime bir mil gibi çekildi kaba etime de bir isyan simgesi biçildi. İşte o günden beri her yerim...
Zindanda Çığırmak
Boğulmak için zindanların en fail köşelerinde ziyadesi kalınca kirlenmiş derine yüzündeki mürekkep çoğalır durmadan eğlenmesi alınca...
Her Allah'ın Günü
Uzanmış ışıklar siyah çukurundan gözlerimin, derin… sana doğru iki kızıl dudak içime işlenen kızgın çelik gibi serin… Benim gönlümü...
Sûde
Sade sade dökülüyorsun bir pencereden Öyle bir rengi var ki ellerinin sedalarımı karşılıyor bakışlarındaki gecen tutulmuşum akıveren...
Yolda Yürürken
Yol kenarlarında bitivermiş çiçekleri toplamak gibi kelimeler her biri bir acı tırnaklarına ve her biri isyan eder grilere boyanmış ahmak...
Gümüş Kurşun
Batmalıyım, batmalıyım bir gece ansızın Kollarımda kalmamalı hiçbir acı ve keder Yelkenlerime saplanmış alev saçan bahtsızın Sevgisinde...
Geleceği Olmayan
Boş boş oturuyorum Kelimelerin geleceği yok Kurşun bir kalemi yontuyorum Bir mahkûm gibi, saatlerce kapılar bir bir açılıyor Gözlerim...
Saklan
Sakla alkışlarını çocuk çırpamayabilirsin bir daha ellerini özgür kuşların kanatları gibi. Sakla mevsimlerini her günün olabilir kapkara...
Korku
Niye sertlik gibi bir gölge her an peşimde Neden her saniye tırmalıyor sırtımdaki kanamış yaralarımı. Neden kaskatı olmalı ölüm niye...
Köstebek
Boğum boğum köstebek çukurları içinde parmaklarımı bırakıyorum tuzak gibi ılık sular akıntısı -sokak değil bir arazi- bulantımdaki...
Sabah 6 Treni
sabaha karşın ölmüş saat 6 trenindeyim dişlerini sıkıyor bulutlar düşlerimi rayların önüne fırlatıyorum sıra sıra vagonları gezinen...
Sen Neden Geldin?
Neden geldin, saçların akıyor diplerini eşelemeliyim tırnaklarımla böyle ahmaklıklar elde ediyorsun neden geldin, kemiklerim çıtırdıyor...
Hasbelkader
Hayatımın kırıklarını toplarken ah işte, hasbelkader öyle bir şey oldu ki! çivisi dünyamın yerinden çıkıverdi ah işte, hasbelkader onu...
bottom of page