top of page

Korku

  • Tarık Erdel
  • 26 Tem 2024
  • 1 dakikada okunur

Niye sertlik gibi bir gölge

her an peşimde 

Neden her saniye

tırmalıyor

sırtımdaki

    kanamış yaralarımı.


Neden kaskatı olmalı

ölüm

niye bakışlar donuk

ve sessiz.


Neden sürekli bir çığlık

neden sürekli korku

şüphe

dalgınlık

suskunluk

bitmişlik.


Neden hayat sahip

kırılmaz,

   dikenli bir kalem gibi

simsiyah

gözlere.


Neden bakmaz hiçbir, 

bebek

dünyaya umutla

her biri ağlar

her biri alır ilk nefesini

ve verir korkuyla.


Korku; bir insanlık dramı

kahkahalara

      bir duvar gibi 

korku söker dişlerimi

fırlatır gözlenen

gökyüzüne

korku yüzer derimi

asar şehrin 

orta yerine

korku oyar göğsümü

söker alır

atar geriye;

kalbimi

sevgimi

ruhumu

sence bir et parçası

   bence birçok yalan ile 

dolu

delikli bir cihaz.


Korku, beslenir ellerimden

Korku, ağlaşır omuzlarımda

Korku, sırnaşır kollarımda

Korku, ısırır dudaklarımı

Korku, parçalar tırnaklarımı

      ve ben

korkuyla açarım

her sabah

      beyaz perdemdeki

kirli gökyüzünü.


---



 
 
 

Son Yazılar

Şikestesi Keşmekeş Vakanüvîs

Bir yerlerde karşılaşacağız kalbin mi hazin, sarhoş musun; yaban bir memlekette bir kaldırımda yalanlar söyleyeceğim, palavralar...

 
 
24

Uzak kasabalardan geldim toprak yollar, çakıl taşları, kırık kiremitler takip ettim süslü yıldızları kollarımın köşeleri; korkularına...

 
 
Terk Olunmuş Şuur

Vakitlerin kiminde şuur terk eder en tırtıklı çimento köşelerine yaslayıp sırtımı ezmek gibi gelen fakir yemeklerinin buram buram duman...

 
 

Yorumlar


© 2024 by Tarık Erdel.

bottom of page